« Önceki | Sonraki »

6/17/2008

Aşk, yeniden...

Bırakıp gitmek işte, öyle aniden ardına bile bakmadan bırakıp gitmek.Zaman ilaç olur diye ümit etmek, yaralarının kapanmadığını her geçen saniye biraz daha fazla canını yaktığını bilmek, yavaş yavaş tükenmek…

O gece deniz kıyısında, ellerin ellerimin arasındayken düşündüklerimdi bunlar.

 

Yanımdaydın.. Ellerin ellerimde, gözlerinde o ürkek bakışlar.Dudağından dökülen her cümlede hayatın acımasız savruluşları. Konuştun dinledim, konuştum dinledin sabırla.İçimden geçenleri yaşadıklarımı anlatırken kanadı yüreğimin bir parçası daha. Daha fazla ne acıtabilirdi ki zaten onbir koca yılı düşününce. Yanımda bir an bana ait olduğunu düşündüğüm ama asla benim olmayan, olması imkansız olan zaman dilimleri, yani her neyse işte..

 

Sussam bitip gidecekti zaman. Bitti sonunda. Bir yudum sevdaya neler  feda edeceğini hissetti yüreğim. 

Ay yoktu o gece.. Sadece sen ve uzaktan göz kırpan gemi ışıkları.. "Umut ışığım" dedim içimden . Bir yanıp bir sönen.. Tıpkı sen gibi..

 

O anı yaşadım sadece. Zaman inatçıydı her senli vakitte olduğu gibi. Tuttum ellerinden, sanki uçup gideceksin gibi. Bir daha ne zaman dokunur yüreğime gözlerin bu denli bilmiyorum. Ama şunu bil ki nazlım ben hep bıraktığın yerde bekliyorum..

Varlığın bile yokluğunu hatırlatırken bana, ben bıkmadan usanmadan hala seni özlüyorum...

 

Kurtuluş Karadeniz

17.02.2008

 

Free Web Counter
Free Counter