« Önceki | Sonraki »

11/23/2006

Büyüklere Anlatılmayan Masallar

Masal anlatmayı bilir misiniz?Ben bilirim, daha küçük bir çocukken aileme zarar vermek isteyen kötü büyücülerin gönderdiği ejderhalar ile savaşmış her savaştan zaferle çıkmıştım.
Uyurken baş ucumda masal anlatanım olmadı, özlemini eksikliğini hissettim ama kimselere gücenmedim.Gözlerimi kapayıp kendi masallarımla uyudum.

Ve bir gün anladımki, insanın kendine anlattığı masallar mutlu sonla biterken bile içini burkuyormuş.İşte o gün son verdim masal anlatmaya, masal dinleyerek büyüyen çocukların farklı olduğuna inandım şanslı saydım onları.

Belki kendi çocuklarıma masal anlatırım diyerek avuttum kendimi, özlemlerime bir yenisini daha eklemiş oldum böylece.
Ama bir gün her şey değişti,çoook uzaklarda yaşayan tıpkı benim gibi masallarına kendisini kahraman yapan biri çıkageldi ve hiç dinlemediğim masallar anlattı.

Meğer ne güzel duyguymuş masal dinlemek, meğer ne kadar derinmiş masallar.Uyuyan prensesi öpmek, ejderhalar ile savaştıktan sonra yapmam gereken şeymiş meğer.
Ama dedimya işte masal anlatanım olmadı, uyuyan prensesi öpmem gerektiğini çok geç öğrendim.

Kurtuluş Karadeniz

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 3/4/2008
    Konu: masallar
    sayın deniz feneri, masallar dinlemeden büyümenin eksikliğini yaşamışlardanım bende. hayatın kendisi bir masal değilmi zaten... bizlerde kahramanları. hikayedeki rollerimizi canlandırıyoruz sıramız geldikçe.. değiştiremiyoruz hikayeyi yeniden de yazamıyoruz, beğenmesekte mecburen yaşıyoruz rolümüzü. herkes prens yada prenses olduğunu iddia ediyor, ama gerçek prenses bezelye tanelerini bulabilendir,gerçek prens de sevdiği için kendinden vazgeçebilen.. kaldımı acaba böyleleri bu vakitlerde sizce.. her şeyi kirletiyor insan oğlu. denizleri, havayı, kısaca doğayı.. sıra duygular da ve sevgilerde.. halen daha sevgilerine sahip çıkan birileri varsa eğer onu herkeslerden saklamalılar çünki tehlike çok yakında...
    yazılarınız konusunda ki mütavazi tavrınızı takdir etmeliyim. size iltifat etmeye çalıştığımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. inanın gerçek düşüncelerim, muhteşem oldukları..gönlünüze, kaleminize sağlık...
    yazılarım ve yazmam konusunda ki düşünceleriniz için çok teşekkür ederim.
    Türk sanat müziği dinlermisiniz bilemiyorum.. ben bayılırım.. aşkın tuna ve zekai tunca besteleri daha doğrusu sözleri tadında buluyorum sizin hayata dair olan yazılarınızı.. bir kaç kelime yada cümleyle söylenilebilecek en güzel sözleri söyleyip başkalarına sadece okumayı bırakıyorsunuz.. gerçekler acıdır ne gelir elden...
    Okumak konusunda halk olarak çok zayıfız.. bende yoğunluğumu bahane ediyorum çoğu zaman fakat dikkat edince boşa giden zamanlar inanılmaz derecede çok.. M.E.B. in başlatmış olduğu bir kampanya var bu son günlerde.. "NE KADAR OKUYORUZ?" araştırma sonuçlarına bakılırsa üniversite mezunlarının okuma oranı içler acısı diyebilirim.. okuma alışkanlığının en çok kazanıldığı yaşlar 0-12 yaş aralığı olduğu belirlenmiş. aslında bir özeleştiri yaparak okumak konusunda nerede olduğumuza bir bakmalıyız düşüncesindeyim..
    bir deniz feneri olarak geçen gemilere ışık tutup yol göstermeye devam etmeniz umuduyla ..... saygılarımı sunarım..

    Bağlantı »

  2. Yazan: Metehan | Tarih: 4/14/2007
    Konu: Yine uzaklara götüren bir blog...
    Her zaman kendi masallarımda bir şövalye idim.Ve bir şövalye ne yapar diye gözlerimi sıkıca kapatıp hayal ederdim...
    Bir şövalye ne yapar...
    Sadece savaşırmı?
    Evet bir zamalar sadece savaşır sanırdım su içmez yemek yemez..
    Ama hayır gerçek bu deil gerçeği büyüdüğümde gördüm...
    Bir şövalye sadece savaşmamalı sadece savaş olmaz yorulunca dinlenir ne yapardı pekii...
    Benim rüyamda şövalyenin bir sevdiği vardı.Acı çığlıkların arasından sıyrılıp geçtiğnde uğruna savaştığı emeli gerçekleştirdikten sonra kendine bir ağaç bulmalıydı büyük bir çınara hayır diyememeliydi ve atını yeşil çimlerde otlanması için bıraktığında artık zırhlarından ve kılıcından birazda olsa ayrılmayıldı ve o çınarın altında sevgilisini düşünmeliydi onun yanına yeniden gideğini ve onunla geçireceği zamanları hayal etmeliydi ve ona ancak bir savaşçının kaleninden çıkan şiirler yazmalı ve ona bu şiirleri okumayı hayal etmeliydi ve tatlı yorgunluğun üstüne çökmesiyle onunla uyumalıydı rüyasında onunla olabilmek ümidiyle...
    saygılarımla Metehan

    Bağlantı »

  3. Yazan: isimsiz | Tarih: 4/5/2007
    Konu: Uyuyan güzelin kahramanı...
    Uyuyan prensesi öpmeyi unutmadın mı? O'na geç kalmadın mı? :(

    Bağlantı »

Free Web Counter
Free Counter