11/23/2006
Eti Cinlerim, Dokuz Kat Gofretlerim
Çocuktum daha o zamanlar, babamdan aldığım harçlığın tamamını hemen ilk günden atari salonlarında harcadığım günlerdi. Sorumsuzluğun can yakmadığı, bir yük olarak omuzumuza binmediği günler.
İşte o günlerde tanışmıştım ben Eti Cin ile, lojmanların karşısındaki kurum kantininden yaptığımız alış veriş sırasında görmüştük bir birimizi, anne bundan da alalım mı bi tane sorusunun cevabı evet olunca çaktırmadan 2 tane atmıştım poşete.
Yıllar yılı Eti Puf ile süren sıkı dostluğum işte ilk kez o gün yara aldı, Eti Pufa sessizce elveda diyerek kendimi Eti Cinin o benzersiz tadına teslim etmiştim.Vicdan azabı çekmemek içinde türlü bahaneler uyduruyordum, artık büyüdüm diyordum kendi kendime eti puf çocuk işi ben koca delikanlıyım eti puf yemem diyordum.
Zaten lojmanlarda benden başka Eti Puf yiyende yoktu...Aaa aslında şişko Osman yiyordu hala, ama o zaten ne bulursa tüketen biriydi.
Fruko gazozla beraber Eti Cinimi yediğim günlerin biriydi yine yaz tatiliydi, dirseklerimden aşağısı, ensem ve burnumun üstü güneşten kızarmış kararmaya yüz tutmuştu artık.Eti Cin ile tanışmamın üzerinden ise 2 yıl geçmişti, ben ona o da bana alışmıştı iyice, poşetini bir çırpıda açabiliyor özel marmelatının üzerindeki çikolata parçalarını dökmeden yiyebiliyordum.
Tam bu günlerde monotonlaşan hayatımı sonsuza kadar değiştirecek bir şey oldu, evet o geldi...
Uzun siyah saçları, zeytin tanesi güzel gözleri ve elinde tuttuğu Dokuz Kat Gofreti ile karşımda duruyordu, ne elinde tuttuğu gofretin tadını biliyordum ne de aşık olanların hissedebildiği tarifsiz tadı.
Aradan geçen zaman içinde her ikisinin de tadını öğrendim, fakat uzun siyah saçlı o kız bir zaman sonra çıkıp gitti hayatımdan.Gariptir hiç özlemedim onun tadını, buna karşılık Dokuz Kat Gofret ile dostluğumuzu pekiştirdik.
Ne Eti Cinden vazgeçtim ne de dokuz kat gofretden, okul kantinlerini ihya etmeme neden oldular yıllar yılı.Mahalle bakkalımız çamaşır suyunu, bulguru eksik etmiştir ama asla Eti Cini eksik etmemiştir sayemde.
Sonra ne mi oldu; büyüdüm.Büyüdükçe değiştim, zevklerim değişmeye başladı.Eti cin ve Dokuz Kat gofretde değişti benim gibi, eti cinin portakallısı çileklisi çıktı piyasa, dokuz kat gofretde ondan geri kalmadı tabi.
Ama hiç sevemedim o yeni tatları.Ben değiştiğimi yıllar sonra fark etmiştim aslında, arkadaş olarak gördüklerimin de hemen bana ayak uydurmasımı gerekirdi sanki.Değişmek bu kadar mı gerekliydi acaba?
Yirmili yaşların ikinci yarısındayım şimdilerde hala yiyorum eti cinimi, ilk gün nasıl heyecanlanmışsam aynı heyecanla üstelik.
Bence hepimizin hayatında asla değişmeyecek bir zevki olmalı, kolayca yapılacak ötelenmesi gerekmeyen bir zevk olmalı bu.İşte benim en büyük zevklerimden biridir Eti Cin ve Dokuz Kat Gofret yemek.
Albümlere bakmaktan faksızdır benim için, yaz tatillerinde bisikletle gezdiğim günlere dönmem demektir, çocuk olmam demektir, uzun siyah saçlı bir kız demektir.
Kurtuluş Karadeniz / 25.11.2003 - Beytüşşebap/Şırnak
Reel0036
Konu: eti puflar
artık orta yaşa doğru ilerleyen bir gurubun çocukluk yıllarını zarif bir üslup, iyi bir türkçe ile çok güzel özetlemişsiniz. harika... yalnız eti pufların tadını hiç birşeye değişmem..tabii ki çokomelleride unutmamak lazım.. yüreğinizde taşıdığınız çocuğu hiç büyütmemeniz dileğimle...
Bağlantı »
Konu: :))))
inanamıyorum bunca yıldan sonra bir eti cin tutkunu sanki kaybettiğim bir kardeşimi bulmuş kadar sevindimmmm
Bağlantı »
Konu: slmmm
:)) çok hoş olmuş yazınız..
Bağlantı »
Konu: muhteşem
Azım açık kaldı resmen.Bi tek kendimi bilirdim herkes için normal bişe bu kadar anlamlı kılmak gerçi benim ki koca bi hiç kalıyor.
Edebiyatçımısınız,askermi?=)
Bağlantı »