« Önceki | Sonraki »

10/14/2007

Gabar’ın Karanlık Yüzü

Gabar’ın Karanlık Yüzü

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin pkk terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadelede askeri taktikler açısından pek çok ilk yaşanmıştır.

Düzenli ordu kurgusuna sahip ordumuz, terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadelenin ilk yıllarında mevcut harekat planlarına sadık kalarak terör örgütünün dağ kadrosuna karşı koymayı denemiş ve mevcut planların bu mücadelede yeterli olmadığı gerçeğini anlamıştır.

Doğu ve güneydoğuda verilen mücadelede dengelerin lehimize değişmesi ise doksanlı yılların başlaması ile gerçekleşmiştir.

O yıllardan bu güne kadar geçen zaman içinde silahlı kuvvetlerimiz taktiksel anlamda pek çok şey öğrenmiş-uygulamıştır.Elde edilen birikim sayesinde hakimiyet düşman eline geçmemiştir.

 

Pkk ya karşı bunca yıldır yürütülen mücadele sırasında pek çok sıra dışı olay yaşanmıştır;Tunceli kırsalında 2 komando timimiz karşı karşıya gelmiş ve iletişim eksikliği sebebiyle yaklaşık 1 saat boyunca çatışmıştır.Çatışmanın son bulması bölgeye sevk edilen destek unsurların durumu fark etmesi sayesinde olmuştur.

Bir başka olayda ise Kuzey Irak topraklarındaki keşif kollarımızdan biri yine iletişim eksikliği sebebiyle düşman sanılarak top ateşine tutulmuş, çok şükür yapılan atışların isabetsizliği sayesinde kayba neden olmamıştır.

 

Yukarıda verdiğim örnekler çok büyük hatalar gibi görünse de harp ortamında yaşanılması muhtemel olaylardır.

Bu yazıyı kaleme almama neden olan olay ise yukarıdaki örneklerden çok ama çok farklıdır.

 

7 Ekim günü Bolu Dağ Komando Birliğine bağlı timlerimizden biri Şırnak kırsalında pusuya düşürülmüş ve 13 şehit verilmiştir.

Bu talihsiz olayın nasıl gerçekleştiği ise şu aşamada bir muammadır, yapılan açıklamalarda askerlerimizin pusuya düşürüldüğü söylense de, tim olgusunu, timlerin hareket yapısını ve bölgeyi bilenlerin bu söylentiye inanması oldukça güçtür.

 

Basına aktarılan bilgilere göre; Gabar Dağındaki timimiz bir artçı tim, peki artçı timlerin görevi nedir diye soracak olursak bunun cevabı çok basittir.Artçı timler bağlı olduğu birliği (mangayı ya da takımı) komutanın takdirine bağlı olarak genellikle ateş destek menzili mesafesinden ya da ateş destek menzilinin 2-3 katı mesafeden (bu da en fazla 1 km eder) takip eden güvenlik unsurlarıdır.

Peki nasıl oluyor da, görevden dönmekte olan bir tim pusuya düşürülebiliyor.

 

Gabar Dağı, nev-i şahsına münsahır özellikleriyle çok farklı bir alan olmasına rağmen böylesi bir pusuya mesken olamaz.Yaralı kurtulan askerlerimizle beraber 15 kişiden oluşan bir timi pusuya düşürmek, hiç kayıp vermeden oradan uzaklaşmak kolay şey değildir.

Kaldı ki pusuya düşürüldüğü iddia edilen timimiz, eğitimi ile göz dolduran ve yıllar yılı terör örgütüne korku salan Bolu Dağ Komando Tugayına bağlı bir timdir.Bu askerlerin o coğrafyaya nasıl uyum sağladıkları, araziye nasıl hakim oldukları herkes tarafından bilinmektedir.

 

15 kişiden oluşan bir timin yürüyüş kol mesafesi yaklaşık 120-130 metredir, yani en öndeki asker ile en arkadaki asker arasındaki mesafe budur.Arazinin düz olmadığını, arada kör noktaların olduğunu, görüş alanını sınırlayan yükseltilerin ve kayalıklarında olduğunu düşünürsek, bir noktadan ateş açıp 15 kişiyi hedef almak imkansızdır.Yapılan ilk saldırının el bombası ile olduğu şeklinde çıkan haberler ise düşmanın o kadar yakına nasıl sokulabildiği sorusunu akla getirmektedir.İlk saldırı el bombası ile yapılmış olsa bile, askerlerimizin savunma pozisyonu alıp karşılık vermesi gerekirdi ama sonuca baktığımızda bunun olmadığı anlaşılmaktadır.

Askerlerimiz düşman ateşine karşılık verememiş bile olsa, takip ettikleri asıl birliklerin bu çatışmayı fark ederek süratle çatışma bölgesine dönmesi,artçı denilen time destek olması ve düşmanın peşine düşmesi gerekirdi ki, bu da olmamış.

 

Şahsi görüşüm; pusuya düşürülen timin kesinlikle artçı bir tim olmadığıdır.Türk Silahlı Kuvvetlerinin o bölgede şimdiye kadar yürüttüğü hiçbir operasyonda böyle bir olay yaşanmamıştır, artçı bir timin pusuya düşürüldüğü görülmemiştir.Görülmesi de imkansıza yakındır.

Daha da ilginç olanı, pusuya düşürülen ve neredeyse tüm mevcudunu kaybeden timin özel eğitimli tim olması ve olay sonrası yapılan otopsilerde şehitlerimizin alınlarına yakın mesafeden ateş edildiğinin belirlenmesidir.

Bu şu anlama gelir; düşman o denli rahat ve profesyonel ki, 15 kişilik timi hiç kayıp vermeden ortadan kaldırıyor ve kaçıp uzaklaşmak yerine askerlerimizin başına gelip kinlerini kusacak zamanı kendilerinde buluyor.

Peki pkklı teröristlerin bu denli rahat olabileceğine inanabilir miyiz, bence hayır.

 

Bu olayın arkasında pkk yı aramak bence hatadır, askerlerimize düzenlenen saldırı çok daha profesyonel bir askeri gücün işidir.Hiç kayıp vermeden 13 askerimizi şehit edebilecek kuvvetlerin kimlerden oluşacağı da tahmin edilmelidir.

Gayrinizami harbin kurallarını en az bizim kadar iyi bilen düşmanlarımız, böylesi bir olay sonrası Türk halkının topyekün isyan edeceğini, silahlı kuvvetlerin hükümet üzerinde baskı kuracağını bilmekte, uzun zamandır gündemde olan sınır ötesi operasyon için düğmeye basılacağını muhakkak öngörmektedir.

Düşmanın yaptığı tek şey, en uygun zamanda tek bir hareketle bu süreci başlatmak olmuştur.

 

Ağır bir komplo teorisi gibi görünse de, Amerikan yeşil berelileri aldıkları bir talimatla bölgeye intikal etmiş, bu pusuyu gerçekleştirmiş ve geldikleri gibi sessizce bölgeden uzaklaşmış olabilir.

Amerikanın böyle bir oyun oynaması için yüzlerce neden sıralanabilir, siz içlerinden birini seçersiniz eminim.

 

Kurtuluş Karadeniz

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-11-09 21:14:50
    Konu: ilginize arz ederim
    sitenizin fon u siyah, ve yazılarınızda beyaz renkte gözlerim ağrıdı bence değiştir o güzel yazılarını daha kolay okuyabilelim..

    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-10-23 12:33:32
    Konu: karanlık yüzler, perde arkaları...
    http://www.haberturk.com/haber.asp?id=41501&cat=110&dt=2007/10/23

    doğrular nitelikte...

    Bağlantı »

Free Web Counter
Free Counter