« Önceki | Sonraki »

11/20/2006

Siyah Çelenk Operasyonu ( Bölüm - 17 )

Bölüm Onyedi

Operasyondan Dört Gün Önce İstanbul

Hava kararmaya başlamıştı,Üsteğmen Mustafa Sütlüce'ye doğru yol alırken son iki gündür yaşananları ve bu tempo içinde gözden kaçırdığı bir detay olup olmadığını düşünüyordu.
Merter ile Cevizlibağ arasında sıkışan trafik Üsteğmenin akıl oyunlarını dağıtmaya yetmişti.Şimdi trafiğin zamanı mı diyerek iç çekti,yorgundu.Sonu gelmeyecekmiş gibi görünen dur kalklar araç içinde tek olanlar için daha bir çekilmez oluyordu.
Hiç kimsen yok oğlum dedi kendi kendine, ne sıkışık trafikde sohbet edebileceğin,ne de sıkıldığın günlerde yanında olacak kimsen yok.

Neyseki Cevizlibağ'dan sonra açılan trafik Üsteğmeni bu karamsar ruh halinden uzaklaştırmıştı.Yarım saat sonra elindeki adrese ulaştı.
Şule'nin bilgisayarından çıkan adrese göre Fatih semtindeki dairenin sahibi burada oturuyor olmalıydı.Şimdi bu insanları tedirgin etmeden kiracıları hakkında bilgi edinmeliydi.

Üsteğmen zili çaldı,kapıyı açan 55 yaşlarında oldukça kilolu,her mahallede bulunan meraklı teyzeleri andıran bir kadındı.
- İyi akşamlar teyzeciğim,Beytullah Bey'le görüşmek için rahatsız ettim,kendisi evde mi acaba?
- Evde,az bekle çağırayım.

Yanıldığını düşündü Üsteğmen,meraklı birine benzemesine rağmen kim olduğumu sormaması garip.Az sonra üzerindeki pijamalardan evde dinlendiği anlaşılan Beytullah Erşan, dış kapıya açılan koridorun ucunda belirdi.
- Buyrun beni sormuşsunuz ne vardı?
- Beytullah Bey merhaba,müsaitseniz sizinle biraz konuşmak istiyorum
- Sen kimsin kardeşim,hayırdır inşallah...
- Ah özür dilerim,kendimi tanıtmadım.Ben Adnan Selçuk,emlakcıyım efendim.Sizinle bu Fatih semtindeki daireniz için görüşmek istiyorum.
- Ne olmuş bizim dairemize?
- Beytulah Bey bana 5 dakika ayırın lütfen, dairenizin olduğu arazi üzerinde bazı planlarımız var size bundan bahsetmek isterim.
- Ee içeri buyur o zaman kapıda kalma.

Salona geçip oturduklarında Üsteğmen Anadolu insanını kandırmanın ne kadar kolay olduğuna bir kez daha tanık oluyordu.
- Beytullah Bey,böyle aniden ziyaret ettiğim için kusura bakmayın,daire sahipleri ile yüz yüze görüşmeyi tercih ediyorum.Efendim, biz Fatih'deki yeniden yapılanma projesi kapsamında eski evleri yıkıp yerine büyük ve lüks apartmanlar yapacağız.Tabi araziler bize ait olmadığı için tapu sahipleri ile görüşüyoruz,yaptığımız apartmanlardan tapu sahiplerine yeni daireler vereceğiz.Öğrendiğim kadarıyla sizin oradaki daireniz zaten boşmuş...
- Yok yok, boş değil kirada benim evim.
- Kirada mı, ama benim muhtarlıktan aldığım kayıtlara göre boş görünüyor eviniz.
- Belki kiracı muhtarlığa kayıt yaptırmamıştır,o yüzden boş görünüyor olabilir mi?
- Olabilir,ne zamandır kirada eviniz?
- İki yıl oldu neredeyse
- Hayret, bu kiracılara güven olmuyor.İki yıldır otur ama muhtarlığa ikametini verme olacak iş mi?
- Valla ben de anlamadım ama bir ara hatırlatırım bunu.Zaten biraz garip adamdır benim kiracım,ama paralıdır geçen sene bir yıllık kirayı peşin ödedi.
- İyi kiracı bulmuşsunuz Beytullah Bey, o kadar zengin adamın o semtde işi ne,şanslısınız vallahi.
- Kiracımın paradan yana derdi yok,Laleli'de dükkanı var.Bende Laleli'de çalıştım yıllarca, bilirim az çok oranın esnafını,benim kiracı Emin Kasım sessiz adamdır.Aslında ben biliyorum benim evi niye tutduğunu,anlarsın işte...

Ev sahibinin yüzündeki muzip ifadeyi gören Üsteğmen,anlarım tabi dedi bıyık altından gülerek.Aradığı kişi hakkında yeterli bilgiyi almıştı.Daha detaylı bilgiyi askeri istihbaratın bilgisayarından öğrenebileceğini biliyordu nasılsa.Şimdi kaybolma zamanıydı.
- Beytullah Bey,siz bu konuyu bir düşünün.Ben müsait bir zamanda gelir konunun detaylarını size aktarırım,eğer evet derseniz hiç para harcamadan çok lüks bir daire sahibi olacaksınız.
- Düşünmeye gerek yok aslında beyim,teklifiniz çok mantıklı zaten bizim bina virane oldu.Ne zaman isterseniz gelin görüşelim,ben genelde evdeyim.

Gayet memnun şekilde evden uğurlanan Mustafa Üsteğmen,cep telefonundan Zeki'yi aradı.Zeki,Şule'nin evinde işini bitirip karargaha dönmüştü bile.
- Bana derhal Laleli'de esnaflık yapan Emin Kasım'a ait tüm bilgileri toparlamanı istiyorum Zeki.Kimdir nedir,ne yer ne içer her şeyi istiyorum.
- Hemen komutanım, komutanım bir iz mi buldunuz?
- Umalım öyle olsun Zeki,umalım öyle olsun...

Aynı Saatlerde Beykoz - İstanbul

Emin Kasım yıllar evvel yaptırdığı villasında ajandasına çizdiği kroki üzerinde çalışmaya devam ediyordu.İşi bitirdikten sonra kimseye görünmeden nasıl uzaklaşacağını en ince ayrıntısına kadar hesaplamalıydı.
Sokaklar arasındaki mesafeyi,bu mesafeleri ne kadar zamanda kat edeceğini, trafik ışıklarını köşe başlarını,dar yada çıkmaz sokakları hafızasına işlemek için sürekli tekrar yapıyordu.
Eskiden olsa Selimiye'de dolaşarak her yerini öğrenebilirdi.Ama şimdi neredeyse her iş yerinin önünde kaldırıma bakan güvenlik kameraları vardı,tabi emniyetin yerleştirdiği kameralarda cabası.O semtde ne kadar çok gezerse arkasında o kadar çok görüntü bırakırdı.
Saatine baktı,uykusuz kalmamalıyım diye düşündü.Ajandasını kapatıp yatağına uzanırken üç gün sonra ülkede olacakları düşünmeye başladı,çok şey değişecek diye mırıldandı.Çok şey...

Devam Edecek

 

Kurtuluş Karadeniz


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: Akrep40 | Tarih: 2007-02-11 10:36:49
    Konu: Siyah Çelenk Operasyonu
    Sn. Kumandan,

    Öykü ve efsanelerden moral bulma aşamasına gelindiyse eğer,,,,orada ters giden oluşumlar sözkonusudur.....Türkiye'nin "Demokrasi adına" yönetimini ellerinde bulunduranların herşeyden önce bu gerçeği farketmeleri yerinde olur sanırım.
    Ancak şurası da gerçektir ki: mevcut aymazlık, hattâ ihanet olarak nitelendirilebilecek girişimler karşısında "HALKIN ve GENÇLİĞİN" karşı duruş ve mücadelesinde de Öykü,Efsanelerin "Ruhun Oluşturulması" nda oynayacağı roller tartışılamaz. Geriye kalan "LİDER' in oluşan bu ÇİMENTO yu balyoz haline getirmesi fonksiyonundan ibarettir,,,,,tüm bu vetire.

    Bu nedenle burayı ağlama duvarına dönüştürmek ne bize yakışır ne de görevi geciktirmek, SİZE yakışır. Başladığınız girişimi "UYANDIRMA" derhal ,süratle gerçekleştirmelisiniz. " YETTİ GARİ "

    Bu konuda Size başarılar dilerken ,,,Teşekkürlerimi şimdiden sunuyorum.

    Sizin yazmakta olduğunuz "ÖYKÜ" yü bu açıdan son derece önemsiyorum.Ve.......... inandığım O' dur ki,,, ÖYKÜ YAZARININ,,,kişisel yorgunluğu,zamanının kısıtlı olması gibi önleyici faktörler asla HOŞGÖRÜLEMEZ.
    Zira bir "RUHUN UYANDIRILMASI" görevine soyunulmuş ise GÖREVİN, süratle gerçekleştirilmesi zorunludur.ki,,,,diğer görevlere sıra gelebilsin.

    ÜYKÜ YAZARININ NOTUDUR
    Sayın Akrep40,

    Gösterdiğiniz ilgi ve paylaştığınız fikirleriniz için size minnettarım.Bu öyküyü mutlak suratle tamamlayacağımdan emin olabilirsiniz,ancak işlerimin yoğunluğu ve bu yoğunluk içinde her an internet erişimine sahip olamamam nedeniyle yeni bölümlerin yazımı biraz gecikiyor.
    Sabrınız ve samimiyetiniz için tekrar teşekkür ederim.





    Düzenleyen reelstrateji gün: 2/11/2007 saat: 14:31

    Bağlantı »

  2. Yazan: Akrep 40 | Tarih: 2007-02-10 11:50:31
    Konu: SÇO
    Sevgili Komutan,

    Bugün yine bilgisayara koştum....Yine yok.......?

    Bağlantı »

Free Web Counter
Free Counter