11/30/2007
Siyah Çelenk Operasyonu - Bölüm 21
Bütün Hikayenin Başlangıcı
Operasyondan 10 Gün Önce - Ankara
Yanlış zamanda yanlış yerde olmak;Gülçin’in içinde bulunduğu durumu özetleyen en güzel cümleydi.
Birkaç dakika önce Ankara’nın göbeğinde işlenen bir cinayete tanıklık etmiş, bu da yetmezmiş gibi, öldürülen adamın seslendiği, temas ettiği son kişi olmuştu.
Saklaması için eline tutuşturulan cd ye baktı, sonrada başını kaldırıp etrafına.
Korkuyordu, her zaman yaptığının aksine eve otobüsle değil taksi ile gitmeye karar verdi.Güven Park’tan karşıya geçip Meşrutiyet Caddesine çıktı ve taksiye bindi.
Taksi şoförü Yenimahalle’ye doğru yol alırken, arka koltukta oturan genç kız çantasından kalem çıkararak kendisine cd yi veren adamın söylediği ismi dizinin üstündeki ders kitabının ilk sayfasına not ediyordu; Özel Kuvvetler Komutanlığından Binbaşı Tuncay.
On beş dakika sonra evdeydi, kendisini bekleyen annesine merhaba bile demeden banyoya girdi, yüzünü yıkadı, aynada kendisine bakıp derin derin nefes almaya başladı.Sakinleşmeye çalışıyordu ama olmuyordu, banyodan çıktığında “neyin var kızım iyi misin” diyen annesine iyiyim sadece biraz başım ağrıyor diyerek odasına geçti.
Çantasından çıkardığı cd ye merakla bakıyordu, bir insanın öldürülmesini gerektirecek ne olabilir bunun içinde diye düşündü ve adamın söylediklerini hatırladı “kızım bu devlet sırrıdır”.
Gülçin, cahil bir kız değildi, araştırmaya öğrenmeye meraklıydı.Mezuniyetinin ardından Polis Akademisinde yüksek lisans yapmasının ve seçtiği alanın bir nedeni de bu meraktı. İlgi duyduğu konuları derinlemesine inceler, okuduğunu öğrendiğini asla unutmazdı.
Özel Kuvvetler hakkında da pek çok şey duymuştu; ordunun en gözde birliği olduğunu, özel görevlerinin yanı sıra askeri istihbarat konularında da faaliyet gösterdiklerini biliyordu.
Peki ama bu cd yi Binbaşı Tuncay’a nasıl ulaştıracaktı, daha da önemlisi içinde ne vardı.
Merakını bastırmaya çalışsa da bunu yapamadı, cd nin içinde ne olduğunu görmek için bilgisayarının başına geçti.Madem içindekiler çok önemli, olurda cd ye bir zarar gelirse en azından ben ne olduğunu biliyor olacağım diyerek kendi mazeretini yarattı.
Bilgisayarına cd yi yerleştirdi ve açılmasını bekledi, birkaç saniye sonra içini kemiren merakı bastıracağını düşünüyordu fakat olmadı, cd şifrelenmişti.
Aynı Dakikalarda Sincan- Ankara
Audi marka siyah renkli araçtan inen üç kişi, Sincan’ın sakin sokaklarından birindeki müstakil daireden içeri girdi.
Daire oldukça geniş, Mossad’ın Ankara’da kullandığı sayısız evden sadece biriydi.Salondaki çalışma masasında oturup elemanlarının dönmesini bekleyen Mossad şefi, karşına geçen üç adama bakarak “Bu başarısızlığın bedelini çok ağır ödeyeceğiz” dedi.
Şefin karşısında bekleyen adamlardan biri söz almak istermişcesine elini oynattı ve;
-Efendim cd elimizde değil ancak o subayı yakalayıp vurduğum zaman, yerde subayın ceketinin hemen yanında bir not kağıdı buldum.
-Bana not kağıdı değil, cd getirecektiniz.Yerde bulduğun not kağıdını ne yapayım.
-Biliyorum efendim ama belki işimize yarar, subayın üzerinden cd çıkmadı, biz onu kovalarken bir an gözden kaybettik, belli ki o zaman zarfında cd yi bir başkasına verdi.
-Peki bunun not kağıdı ile ne alakası var, ne yazıyor o kağıtta.
-Efendim öğrenci notuna benziyor, “Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme, 9 Aralık
-Kimmiş?
-Gülçin Harmankaya, efendim.
-Kısaltma da ne yazıyor?
-P.A.G.B.E.
-Bu kadın kimmiş araştırın ve hemen o subayı vurduğun yeri gözleyen herhangi bir güvenlik kamerası var mı tespit edin.Eğer varsa görüntülerin bir kopyasını mutlaka ele geçirin.
Ve tüm bu söylediklerimi hemen yapın.
Aynı Dakikalarda Ptt Bakanlıklar Şubesi Önü – Ankara
Milli İstihbaratta görevli Özer Eralp, cinayetin işlendiği yere ulaştığında polis de meraklı kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu.Kalabalığın arasından geçip cesedin başındaki görevli memura başbakanlık personeli kimliğini gösterdikten sonra diz çökerek yerde yatan arkadaşına baktı.
“Demek buraya kadarmış koca kurt” diye mırıldandı ve doğrulup görevli memura tanık var mı diye sordu, hayır cevabını alınca da “olsa şaşardım” diyip okkalı bir küfür etti.
Devam Edecek
Kurtuluş Karadeniz
Konu: karadeniz
ben bir öğretmenim soy adınızın karadeniz olması dikkatimi çekmişti. soyadınız benimkiyle aynı diye merakımdan yazılarınıza baktım. okuduklarım beni hem duygulandırdı hemde anlatmak için kelimeler bulamadığım bir durum içinde bıraktı. ülkemin içinde bulunduğu huzursuzluktan dolayı üzgünüm. bizelerin eğitmekte başarısız olduğumuz kişilermi bu yaşadıklarımızın sorumlusu yoksa böylemi olması gerekiyordu düşünmeden edemiyorum doğrusu. şimdi özeleştiri yapıyorum da kendimce ne kadar bir eğeitimci olarak şartlar bazen bizleri zorlasa dahi asla güvenlik güçlerinin görev ve sorumlulukları kadar ağır olmayacaktır. yazdıklarınızla kendimce bir şeyleri anlamlandırmama yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim. her zaman yarınlar için umut büyütelim yüreğimizde. yarınlarda tüm umutlarınızın sizin olması dileğimle. F.karadeniz
Bağlantı »